-
Si tibi pretium est meam animam tuam cum tua servare, ignosce mihi pro omnibus quae feci. Ignarus eram, oblitteratus. Praesentia tuae essentiae me sanavit. Neminem habeo cui plus debeam quam tibi. Si hoc est quod vis, ut ex vita tua exeam, fiat. Nunquam iterum tuam viam ingrediar. Numquam transi viam illam, ambula per viam illam,
-
Zehir koydum dudaklarımın arasına. Bu sabah. Tadına bakmayacaklar nasıl olsa. Kendimi kandırıyorum. Zehir yok aslında. Hududumu aşıyorum. Tanrı’yla konuşuyorum. Titriyor dizlerim. Vurduğum teller gibi. Fesleğen kokusu. Sönmüş alevlerde.
-
Ezbere bildiğim caddelerden kaçıyorum. Yolumu uzatıyorum ama yetmiyor. Uyuyamıyorum geceleri, bütün şehri yürüyorum. Karabasanlar bile korkar oldu senden, pardon benden. Hoş, sokak köpekleri ile dost oldum. İyi sır tutuyorlar. Kuşlar gibi değil onlar. Sazlıktaki adımlarım bir tek bana kalıyor. Bazen bir kirpi ses eder sadece, uzaktan gülümser. Biliriz birbirimizi. Gül’den bin kat daha keskindir. Şimdi